Menü
       Ana Sayfa
       Forum
       Dosyalar
       Dökümanlar
       Üyeler
       Önerilen Siteler
       Arama
       Hakkımızda

En Çok Okunan 10 Döküman
 
1 HÛTAME 2427
2 İÇLİK 2400
3 EY TALİP 2387
4 GÖZ AĞRISI 2361
5 Satranç Dersleri 3 2338
6 SATRANÇ DERSLERİ - 1 2335
7 Satranç Dersleri 6 2314
8 Satranç Dersleri 4-5 2271
9 AMAROK 2241
10 Satranç Dersleri 8 2205
 

Son Eklenen 10 Döküman
 
1 Kemal Çiçek 363
2 BUGÜN 14 HAZİRAN 654
3 BAHŞI 1065
4 HAVA-SIZLANMA 899
5 ÖLÇÜ-KADER 1005
6 ISSIZLIĞI ÜNLEMEK 1253
7 ÇEVRE BENİM 1227
8 ÇEVRE ve ŞEHİR 1435
9 BAYRAMINIZ BAYRAM 1645
10 HÛTAME 2427
 


En Çok Bakılan 10 Dosya
 
1 HAVA-SIZLANMA 906
2 İlhami Çiçek - Münze 770
 

Son Eklenen 10 Dosya
 
1 İlhami Çiçek - Münze 770
2 HAVA-SIZLANMA 906
 
 
Kategori:  Mehmet Latif Çiçek  
  ÇEVRE BENİM
 

ÇEVRE BENİM

 

Çocuklarımız için, çevremizi cennetin renkleriyle donattığımızda, cennet kavramını hayal ettirebiliriz. Aksi durumda; göğe bedbin ve bezgin bakan nesiller yetişir ki bir ülke için asıl yoksunluk o zaman başlar. Çünkü bir ülkenin toplam varlığı, insan varlığıdır. İnsan; doğasında var olan yaşama sevinci ve coşkusunu, gözünü açtığı çevre vücut kimyasında olumlu değişikliklere yol açıyorsa çoğaltır. Söz gelimi; kendimizi iyi hissettirecek bir haber, hayatımıza katkı sağlayacak ve yüzümüze tebessüm olarak yansıyacak bir gelişme, yaşadığımız mekânları anlamlandıran mahallemiz, şehrin ana caddeleri, mimarisi, şehrin nabzını yankılayan, cıvıltıların kuşattığı parklarından, çarşılarına kadar her yer o çevreye aidiyet duygularımızı besliyorsa huzur ve güven duyarız.  Bu durum, içinde yaşadığımız şehrin nefes aldığı duygusunu da hissettirir. Yapılan araştırmalar; mekânların içinde yaşayanların mizacına, davranışlarına, ince zevk anlayışlarına ve iletişim dillerinden, tahammül eşiğine kadar olumlu, olumsuz etkileri olduğu şeklindedir. Çok katlı, basık ve insanın gökyüzünü yeterince göremediği, ağaçları ve yeşilin serinliğini içinde hissedemediği, güneşin iç aydınlatan ışığını besleyemediği için karamsarlığı olağanlaştıran mekânlarda yaşayanların kendileriyle çok barışık olmadığını söylüyor. İçinde yaşanılan mekânların geometrisi bile insanın zihin dünyasını da zamanla sınırlıyor. Yoksullaştırıyor. Birazda bu yüzden günümüzde çevre, şehir algıları, muhayyilesi fakir nesillerden ötürü düşük ölçekte seyrediyor. Günlük hayatını şehirlerde sürdüren insanların çevre konusundaki duyarlılıkları, kaygıları, tepkileri ve öncelikleri daha çok, günübirlik, kısa vadeli çözümlere yönelik oluyor. Oysa içinde yaşadığımız çevre, içimizdeki çocuğu, yani masumiyeti, doğallığı, olağan haliyle yaşatmalı ve beslemeli ki huzur bulalım. Bu nedenle devletin ve özelde bakanlığımızın sorumluluğu çevre ve şehir kavramını insanı merkeze alarak yeni politikalar üretmeyi zorunlu kılıyor. Çünkü cümle’mizin öznesi insandır. Hedef kitlemiz ve başlangıç noktamız öncelikle çocuklarımızdır. Çünkü çocuğun düşlerinde kâbus ve karabasan yoktur. Bu anlamda bakanlık olarak başlattığımız “ÇEVRE BENİM” kampanyası başta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere, çeşitli kurumlarımızın paydaşlığı ile ülke geneline yaygınlaştırılacaktır. 

Makamı mahmuda uzayan yolların zemin taşlarının döşeneceği kutlu ramazan ayı yapacağımız güzel hizmetlere vesile osun. Sağlık ve esenlik diliyorum.

Mehmet Latif Çiçek

*Bu yazı Çevre İnsan ve Şehir Dergisi Temmuz 2014 sayısında yayımlanmıştır.

 
  Ekleyen: Mehmet Latif Çiçek Okunma sayısı: 1228
Bu döküman hakkında hiç yorum yazılmamış.
 

 
İstatistikler
Toplam Okunma: 156922
Toplam Üye: 33
Son üyemiz: Mehmetk
Online kişi: 2
Online üyeler:


Anket

Eklenmis Anket Yok!
  
www.mehmetlatifcicek.com
www.temalar.com