Menü
       Ana Sayfa
       Forum
       Dosyalar
       Dökümanlar
       Üyeler
       Önerilen Siteler
       Arama
       Hakkımızda

En Çok Okunan 10 Döküman
 
1 HÛTAME 2375
2 İÇLİK 2339
3 EY TALİP 2328
4 GÖZ AĞRISI 2314
5 Satranç Dersleri 3 2280
6 Satranç Dersleri 6 2262
7 SATRANÇ DERSLERİ - 1 2260
8 Satranç Dersleri 4-5 2220
9 AMAROK 2195
10 Satranç Dersleri 8 2144
 

Son Eklenen 10 Döküman
 
1 Kemal Çiçek 321
2 BUGÜN 14 HAZİRAN 602
3 BAHŞI 973
4 HAVA-SIZLANMA 860
5 ÖLÇÜ-KADER 967
6 ISSIZLIĞI ÜNLEMEK 1201
7 ÇEVRE BENİM 1184
8 ÇEVRE ve ŞEHİR 1393
9 BAYRAMINIZ BAYRAM 1597
10 HÛTAME 2375
 


En Çok Bakılan 10 Dosya
 
1 HAVA-SIZLANMA 861
2 İlhami Çiçek - Münze 715
 

Son Eklenen 10 Dosya
 
1 İlhami Çiçek - Münze 715
2 HAVA-SIZLANMA 861
 
DUYURU

SEVGİLİ DOSTLAR,

AĞABEYİM, MERHUM ŞAİR İLHAMİ ÇİÇEK'İN KALEMİNDEN ÇIKAN ŞİİR VE YAZILAR; KETEBE YAYINLARI'NDAN BU HÜZNÜN MESNEVİSİ ADIYLA 01 MAYIS 2018'DE YAYIMLANDI VE KİTABEVLERİNE DAĞITIMI YAPILDI.

DOSTLARA VE OKUYUCULARA DUYURULUR.

YİNE AYNI YAYINEVİ TARAFINDAN BASILACAK; İKİNCİ KİTAP ŞAİRİN HAYATI, ÜÇÜNCÜ KİTAP ERZURUM’DA AHİLİK VE YAŞAYAN AHİ GELENEKLERİ ADLI MEZUNİYET TEZİ VE DÖRDÜNCÜ KİTAP; ŞAİRİN ŞİİRİ, EDEBİ KİŞİLİĞİ SANATI HAKKINDA YAZILANLARDAN OLUŞAN DERLEME İLE OKUYUCULARLA BULUŞACAK.

Mehmet Latif Çiçek

MERHABA

Merhaba Sevgili Okuyucular,

İnsan; hayatı anlamlandıran kavramların toplamıdır. Aşk, sevgi, emek, değer, paylaşmak, cennet-cehennem vb.. Öleceğini bilen tek canlı insanın ömrünü hayat yapan şey, içini doldurduğu kavramlardır. Gözümüzü açtığımız dünyayı algılamak, öğrendiklerimiz ve tanık olduklarımızı anlamlandırarak bizden sonraki kuşaklara aktarmak bizi insan yapan özelliklerimizdir. Hayatın merkezine insanı koyan bir anlayış sınırlarımızı belirliyor.

İletişim araçlarının yaygınlaşması ve kullanım kolaylığı, hayatın karşımıza çıkardığı zorluklara karşı gösterdiğimiz tepkilerin kamuoyunda internet aracılığı ile paylaşılma fırsatı veriyor. Bu site duyargaları açık, insanla ilgili, insani olan değerlerin paylaşılarak çoğaltılması için kuruldu. Kanaatleriniz, görüşleriniz bizim için önemli, çünkü emeğin yeryüzünde kutsanması adına gösterilen gayretleri dillendirilen site olmak varlık nedenlerimizden biridir.

Eğitim, tarih, edebiyat, şiir, roman, hikâye, mizah, senaryo ve güzel sanatların her türü takipçilerimizin katkısıyla herkesin kullanımına sunulacaktır. Zaman içerisinde sanatın bütün dallarında doyurucu yayın yapmak ve hayatı yaşanılır kılma mücadelesine karınca kararınca katkı sunmak bizi mutlu edecektir.

Ağabeyim şair İlhami Çiçek’in adına 1990 yılında bastırdığımız göğekin kitabını siteye üye olanların indirme fırsatı olmasının yanında, bugüne kadar şair hakkında bilinmeyenlerin, aile olarak, edebiyat tarihine girmesi ve gelecek kuşaklara doğru anlatılması için, hakkında yayımlanan her türlü yazı, metin, şiir vb.. yayımları da bulabileceğiniz bir dosya hazırlıyoruz. Zaman zaman merhum şair hakkında yayıma hazırlamaya çalıştığımız kitabın içeriğinden parçalar da paylaşıma sunulacaktır. Şair hakkında elinde belge, bilgi, resim ve her türlü metin bulunan site takipçileri bunları gönderirlerse katkılarını kamuoyuna duyurmaktan memnun olacağız.

Cumhuriyet dönemi eğitim tarihinde önemli bir kurum olan Köy Enstitülerinin, 1950 mezunu olan, eğitimci, babam öğretmen merhum Kemal Çiçek'in hayat hikayesini ileride yayımlayacağız. Aynı zamanda Doğu Anadolu insanının makus talihini sabırla ve ilmek ilmek örerek yenmek için nasıl mücadele verdiğini okuyacağız.

Yarım yüz yıl önce vefat eden, Erzurumlu şair Ali Özden’in Doğu Anadolu'nun ücra beldelerinde Sağlık Memuru olarak çalışırken, tanık olduğu olaylar ve insanların dramlarını, türk edebiyatının en müstesna dalı olan hiciv türünde yazdığı şiirlerle anlattığı kitabını bölgede alan araştırması yapan tarihçilere de kaynak olacağı inancıyla yayımlıyoruz.

Zaman içerisinde kamuoyu gündemindeki konularla ilgili anketler düzenlemek, sonuçlarını paylaşmak sizlerin katkısı ile gerçekleşecektir.

Sağlık ve esenlik diliyoruz.

Mehmet Latif Çiçek

SON EKLENEN YAZI
Kemal Çiçek
Kemal Çiçek 


KEMAL ÇİÇEK 1930-2010

Erzurum, OLTU İlçesi, Ayyıldız Köyünde, 1930 yılında doğdu. Altı kardeşli bir ailenin oğludur. PULUR KÖY ENSTİTÜSÜ- Öğretmen Okulunu -1949-50 yılında Ayyıldızlı Pekiyi derece ile bitirdi. Sırasıyla;  Arıstı köyünde göreve başladı, bir yıldan sonra kendi köyü Ayyıldız’a atandı ve sekiz yıl çalıştı. 1959 yılında Ankara’ya yedek subay kursuna katıldı. İzmir’de yedek subay-Bahriyeli-lık yaptı. Askerlikten sonra Erzurum, Horasan ilçesi, Hacı Halil köyüne atandı. İki yıl görev yaptıktan sonra Oltu-Damarlıtaş-Konpur- köyüne atandı. Altı yıl çalıştığı Damarlıtaş köyünden o tarihlerde hükümetin aldığı, Cezaevlerinde mahkûmların eğitilmesi için öğretmen görevlendirilmesi kararı ile Oltu merkez, Ceza ve Tevkif Evine öğretmen olarak atandı. Üç yıl sonra Erzurum, Gazi İlkokuluna atandı. Son olarak,  Yetiştirme Yurdunda çalıştı. 28 Haziran 2010 tarihinde Alanya’da bir trafik kazasında rahmeti rahmana kavuştu.

Şair İlhami ÇiÇEK'in babası Kemal Çiçek altı çocuk yetiştirdi.

Bu eğitim neferinin hayatı hakkında kapsamlı bir metin çalışmasını tamamladığımızda yayımlayacağız.


...
DEVAMI
GÜNÜN YAZISI:

  ARŞ’A DEĞEN EL - 3


Babalık zor zanaattır. Konuya baba figüründen başladığımız için cümleyi böyle başlattık. Anneliğin tarifi kitaplara sığmaz, güzellemeye de ihtiyacı yoktur.

Zaman; Gökyüzünün tebessümle bakışı, yeryüzündeki mevsimleri, umudu yeşertir ve çocuğun okul yaşına kadar oyalar babayı.  Okul; muştulu bir geleceğin el sallaması gibi güzel bir haber olduğu kadar o geleceğe ulaşmak için yolların ne kadar engebeli olduğunun da kaygısını içten içe hissetmenin sembolüdür. Her baba samimiyetle; kendi kuşağının doğruları ile açmazlarını bugünün kuşağının terazisinde tartarak, çocuğundan beklentilerini sıralar ve başlangıçta kuracağı doğru iletişim dilinin çocuğunda ve okulda karşılığını görmek ister. Hayatın en önemli gerekçesi çocuk olan aile, bütün birikimini, kaliteli eğitim almasına seferber eder. Kaliteden murat edilen; toplumda saygın, gelir düzeyi yüksek, itibarlı bir meslek sahibi olmaktır. Çocuğun bunlara ulaşmasının birinci adımı için sahip olunan imkânlara göre, içinde yaşanılan şehrin en kaliteli eğitim veren okulu aranır. Her baba için okul müstahkem mevkidir. Çocuk okuyacak, başarılı olarak mezun olacak, büyüğü, küçüğü bilecek, dinini, dilini sevecek, merhametli olacak, milletine devletine hayırlı bir fert olacak niyeti ile her türlü fedakârlık göze alınır

Ancak; başarıyı belirleyen terazinin kefesinde,  SBS sınavlarında ulaşılması hedeflenen yüzdelik dilim vardır. Çünkü SBS eşiği geçildikten sonra, en iyi üniversitelerin, en tercih edilen bölümlerine girmek için YGS- yükseköğretime geçiş- sınavında da aynı başarıyı tekrar etmesi istenmektedir. İleride, ülkenin yerel ve uluslararası bütün kurumları, istihdam edecekleri elemanları işe başlatırken, özgeçmişlerinde hangi Anadolu, Fen veya Özel Kolejlerden, hangi üniversitelerden mezun olduklarını dikkate alan insan kaynakları politikası takip etmektedirler. Ailelerin ülke gerçekleri karşısında kaygıları kurumlaşmıştır. Zorunluluklar zinciri diye tarif edeceğimiz sarmal böyle başlar. Biraz da bu yüzden “Bu ülkenin en önemli sorunu eğitimdir” cümlesinin içini kendi ilmince dolduracak milyonlar vardır. Burada ülkenin geleceğini doğrudan ilgilendiren eğitim konusunun bugün geldiği noktayı özetlemek gerekir.

Devletin yıllardır, farklı gerekçelerle uyguladığı insan yetiştirme politikasının eğitim kurumlarına yansımasının çoktan seçmeli sınav olarak kurumlaştığını söylersek abartmış olmayız. Bu nedenle ülkemizde eğitim yapan özel veya resmi ilköğretim, ortaöğretim -şimdi 4+4+4 olması sonucu değiştirmiyor- okulların tamamına yakını test sınavı odaklı program uygulaması yapmaktadırlar. Okullarımızda eğitimin en çok kamuoyunu ilgilendiren kısmı ölçme ve değerlendirmedir. Öğrencinin hemen her konuda değerlendirilmesi ise çoktan seçmeli test sorularına göre yapılmaktadır. Çocuğun kişiliğinin gelişimini, özgüvenini, en yakınlarından başlayarak dışındaki dünya ile önce sözlü sonra yazılı iletişim becerisi kazanmasını ölçmek yerine, çoktan seçmeli şıklara serpiştirilmiş ve sadece test tekniğini belleten bir sistem. Burada zihin, düşünme melekeleri, o konuyla ilgili belleğe kaydedilenleri mekanik aygıt gibi hangi hızda çağırdığına bağlı olarak öne geçme gerçeği ile yüz yüze. Bu gerçek zamanla ve teknolojinin araçları ile desteklendiğinde, sanal bir dünyanın, sanal iletişim kuran, sanal mahlûklarına dönüştürüyor çocukları. İnsani değil, kişinin davranışlarının sınırını belirsiz bırakan, içeriğinde öncelikle gücü ve üstünlüğü baskın tutan anlayışı makul sayan bir sistem.

Adil olma, paylaşma, saygı, sevgi, şefkat, sabır vb. kavramları öncelemeyen bir anlayış.  Çocuğun kendini gerçekleştirmesini olabildiğince öteleyen, içindeki ukdeleri biriktirerek yetişkinliğe taşıyan bir sistem. Bu sistemin sürdürülmesindeki ısrar; İnşaat sektörü, otomotiv sektörü, tarım sektörü gibi sektörlerinde üstünde bir sınav sektörünü oluşturmuştur. Bu sektörün 2011 yılı bütçesi bakanlığın bütçesine yaklaşmaktadır. Başta sayın başbakan olmak üzere bu durumdan toplumda hemen herkes şikâyet ettiği halde sınav sektörünün fırınına yakıt taşımaya devam edilmektedir.  Son otuz yıldır, bu coğrafyanın çocukları, gelmiş geçmiş bütün iktidarlarca ve modernleşmek, kalkınmak, çağdaş medeniyete ulaşmak için; insanlığın Roma dönemindeki gibi, ölümüne yarıştırıldığı arenaya çevirdikleri okullarda adına eğitim dedikleri bir mecraya sokulmuştur. Öyle ki bu sistem, ortaya çıkardığı ürün olan çocuklarımızın iletişim dilini günlük Türkçenin dışında abuk, sabuk sözcükleri kesip biçerek anlamsız harf yığınlarına dönüştürüyor. Mevcut halin devamını sürdürenlerin, şikâyet ettiğimiz konuların başında yer alan, toplumdaki iletişim dilinin nasıl bir hoşgörüsüzlüğe, tahammülsüzlüğe dönüştüğünü görmeleri gerekir. Yetişkinliğe geçen bu kuşaklardaki bireyselleşmenin, insan ihtiraslarının önündeki engelleri kaldırdığında devlete olan maliyetini ekranlardan her gün izleyenler olarak kaygı duymaları umulur.

Çünkü bu mecrada toplumun binlerce yıldır kuşaktan kuşağa aktardığı sevgi, şefkat, paylaşım, hak –ve benzeri- her türlü insani değerler, zamana direnen içeriklerinden boşaltılmıştır. Yeniçağın egemen anlayışını hâkim kılmak için anlam değişikliğine uğratılmıştır.  Hemen herkesin şikâyet ettiği bu düzen yıllara dayanan bir geçmişe sahiptir. Bugünden yarına sona ermesi düşünülemez. Devletin insan yetiştirme düzenini gözden geçirmesi,  ait olduğumuz kültür dairesini ve toplumun bütün kesimlerini dikkate alan bir anlayışı hâkim kılacak adımı atması bir zorunluluk halini almıştır. Yaşadığımız coğrafyada olup biten ve olacak olan gelişmelere karşı direnç eşiğimiz; sahip olduğumuz teknoloji, ekonomi, sanayi ve benzeri varlıklarımızdan önce savrulmalara karşı insan varlığımızdır. Bu yüzden babalık zor zanaattır.

 28.08.2012 

Haberler
MERHABA  
  [1]  
Aktif Forum Konuları
Başlık (!) Konuyu Açan Okunma
  İlhami Çiçek'in Diğer Yarısı Korkut 1298
  GÜLÜŞÜNÜZ SABIKALIDIR yolcu 1213
İstatistikler
Toplam Okunma: 152389
Toplam Üye: 33
Son üyemiz: Mehmetk
Online kişi: 5
Online üyeler:


Anket

Eklenmis Anket Yok!
  
www.mehmetlatifcicek.com
www.mehmetlatifcicek.com
www.temalar.com