Menü
       Ana Sayfa
       Forum
       Dosyalar
       Dökümanlar
       Üyeler
       Önerilen Siteler
       Arama
       Hakkımızda

En Çok Okunan 10 Döküman
 
1 HÛTAME 2428
2 İÇLİK 2400
3 EY TALİP 2387
4 GÖZ AĞRISI 2361
5 Satranç Dersleri 3 2338
6 SATRANÇ DERSLERİ - 1 2335
7 Satranç Dersleri 6 2314
8 Satranç Dersleri 4-5 2271
9 AMAROK 2241
10 Satranç Dersleri 8 2206
 

Son Eklenen 10 Döküman
 
1 Kemal Çiçek 364
2 BUGÜN 14 HAZİRAN 654
3 BAHŞI 1066
4 HAVA-SIZLANMA 899
5 ÖLÇÜ-KADER 1005
6 ISSIZLIĞI ÜNLEMEK 1253
7 ÇEVRE BENİM 1228
8 ÇEVRE ve ŞEHİR 1435
9 BAYRAMINIZ BAYRAM 1645
10 HÛTAME 2428
 


En Çok Bakılan 10 Dosya
 
1 HAVA-SIZLANMA 906
2 İlhami Çiçek - Münze 770
 

Son Eklenen 10 Dosya
 
1 İlhami Çiçek - Münze 770
2 HAVA-SIZLANMA 906
 
DUYURU

SEVGİLİ DOSTLAR,

AĞABEYİM, MERHUM ŞAİR İLHAMİ ÇİÇEK'İN KALEMİNDEN ÇIKAN ŞİİR VE YAZILAR; KETEBE YAYINLARI'NDAN BU HÜZNÜN MESNEVİSİ ADIYLA 01 MAYIS 2018'DE YAYIMLANDI VE KİTABEVLERİNE DAĞITIMI YAPILDI.

DOSTLARA VE OKUYUCULARA DUYURULUR.

YİNE AYNI YAYINEVİ TARAFINDAN BASILACAK; İKİNCİ KİTAP ŞAİRİN HAYATI, ÜÇÜNCÜ KİTAP ERZURUM’DA AHİLİK VE YAŞAYAN AHİ GELENEKLERİ ADLI MEZUNİYET TEZİ VE DÖRDÜNCÜ KİTAP; ŞAİRİN ŞİİRİ, EDEBİ KİŞİLİĞİ SANATI HAKKINDA YAZILANLARDAN OLUŞAN DERLEME İLE OKUYUCULARLA BULUŞACAK.

Mehmet Latif Çiçek

MERHABA

Merhaba Sevgili Okuyucular,

İnsan; hayatı anlamlandıran kavramların toplamıdır. Aşk, sevgi, emek, değer, paylaşmak, cennet-cehennem vb.. Öleceğini bilen tek canlı insanın ömrünü hayat yapan şey, içini doldurduğu kavramlardır. Gözümüzü açtığımız dünyayı algılamak, öğrendiklerimiz ve tanık olduklarımızı anlamlandırarak bizden sonraki kuşaklara aktarmak bizi insan yapan özelliklerimizdir. Hayatın merkezine insanı koyan bir anlayış sınırlarımızı belirliyor.

İletişim araçlarının yaygınlaşması ve kullanım kolaylığı, hayatın karşımıza çıkardığı zorluklara karşı gösterdiğimiz tepkilerin kamuoyunda internet aracılığı ile paylaşılma fırsatı veriyor. Bu site duyargaları açık, insanla ilgili, insani olan değerlerin paylaşılarak çoğaltılması için kuruldu. Kanaatleriniz, görüşleriniz bizim için önemli, çünkü emeğin yeryüzünde kutsanması adına gösterilen gayretleri dillendirilen site olmak varlık nedenlerimizden biridir.

Eğitim, tarih, edebiyat, şiir, roman, hikâye, mizah, senaryo ve güzel sanatların her türü takipçilerimizin katkısıyla herkesin kullanımına sunulacaktır. Zaman içerisinde sanatın bütün dallarında doyurucu yayın yapmak ve hayatı yaşanılır kılma mücadelesine karınca kararınca katkı sunmak bizi mutlu edecektir.

Ağabeyim şair İlhami Çiçek’in adına 1990 yılında bastırdığımız göğekin kitabını siteye üye olanların indirme fırsatı olmasının yanında, bugüne kadar şair hakkında bilinmeyenlerin, aile olarak, edebiyat tarihine girmesi ve gelecek kuşaklara doğru anlatılması için, hakkında yayımlanan her türlü yazı, metin, şiir vb.. yayımları da bulabileceğiniz bir dosya hazırlıyoruz. Zaman zaman merhum şair hakkında yayıma hazırlamaya çalıştığımız kitabın içeriğinden parçalar da paylaşıma sunulacaktır. Şair hakkında elinde belge, bilgi, resim ve her türlü metin bulunan site takipçileri bunları gönderirlerse katkılarını kamuoyuna duyurmaktan memnun olacağız.

Cumhuriyet dönemi eğitim tarihinde önemli bir kurum olan Köy Enstitülerinin, 1950 mezunu olan, eğitimci, babam öğretmen merhum Kemal Çiçek'in hayat hikayesini ileride yayımlayacağız. Aynı zamanda Doğu Anadolu insanının makus talihini sabırla ve ilmek ilmek örerek yenmek için nasıl mücadele verdiğini okuyacağız.

Yarım yüz yıl önce vefat eden, Erzurumlu şair Ali Özden’in Doğu Anadolu'nun ücra beldelerinde Sağlık Memuru olarak çalışırken, tanık olduğu olaylar ve insanların dramlarını, türk edebiyatının en müstesna dalı olan hiciv türünde yazdığı şiirlerle anlattığı kitabını bölgede alan araştırması yapan tarihçilere de kaynak olacağı inancıyla yayımlıyoruz.

Zaman içerisinde kamuoyu gündemindeki konularla ilgili anketler düzenlemek, sonuçlarını paylaşmak sizlerin katkısı ile gerçekleşecektir.

Sağlık ve esenlik diliyoruz.

Mehmet Latif Çiçek

SON EKLENEN YAZI
Kemal Çiçek
Kemal Çiçek 


KEMAL ÇİÇEK 1930-2010

Erzurum, OLTU İlçesi, Ayyıldız Köyünde, 1930 yılında doğdu. Altı kardeşli bir ailenin oğludur. PULUR KÖY ENSTİTÜSÜ- Öğretmen Okulunu -1949-50 yılında Ayyıldızlı Pekiyi derece ile bitirdi. Sırasıyla;  Arıstı köyünde göreve başladı, bir yıldan sonra kendi köyü Ayyıldız’a atandı ve sekiz yıl çalıştı. 1959 yılında Ankara’ya yedek subay kursuna katıldı. İzmir’de yedek subay-Bahriyeli-lık yaptı. Askerlikten sonra Erzurum, Horasan ilçesi, Hacı Halil köyüne atandı. İki yıl görev yaptıktan sonra Oltu-Damarlıtaş-Konpur- köyüne atandı. Altı yıl çalıştığı Damarlıtaş köyünden o tarihlerde hükümetin aldığı, Cezaevlerinde mahkûmların eğitilmesi için öğretmen görevlendirilmesi kararı ile Oltu merkez, Ceza ve Tevkif Evine öğretmen olarak atandı. Üç yıl sonra Erzurum, Gazi İlkokuluna atandı. Son olarak,  Yetiştirme Yurdunda çalıştı. 28 Haziran 2010 tarihinde Alanya’da bir trafik kazasında rahmeti rahmana kavuştu.

Şair İlhami ÇiÇEK'in babası Kemal Çiçek altı çocuk yetiştirdi.

Bu eğitim neferinin hayatı hakkında kapsamlı bir metin çalışmasını tamamladığımızda yayımlayacağız.


...
DEVAMI
GÜNÜN YAZISI:

  NEFER

                                                                               

    Biz treni kaçırdık, yol kapandı,  yeni tren için yeni rayların döşenmesini bekledik bunca yıl. Samuel Beckett’in Godot’u Beklerken romanındaki gibi. “ Acı çekme ve sabırlı bir bekleyişle, kurtuluşa ulaşma olanağının olduğu bir dünya”. Ama Godot bir türlü gelmedi. Gerçi sadece beklemedik, bizden beklenenleri gerçekleştirmek uğruna yokluğu yoldaş bildik, varlığa yokluklardan geçerek ulaşılabileceğine iman ettik. Paylaştık sahip olduğumuz hüzün dâhil her şeyi, Nazım’ın dediği “yârin yanağından gayri” her şeyi. Yedi düvele karşı verilen mücadeleden, uğruna nice canların feda edildiği, son vatan parçasında tutunmaya çalışan yaralı bir milletin irfan ordusuna nefer yazıldık. Bu ordunun “Bozkırdaki Çekirdek”(¹)leri idik. Güneşin doğuşunun olağan sayılmadığı zamanlarda, yeryüzünü sofra bilen bir anlayışa gözümüzü açtık. Akşamın da, sabahın da sahibi vardı.  Akraba, tanıdık olması şart değildi. Büyükler; amca, dayı, abi idi, küçükler hep kardeşti. Hepsi saygı ve sevgiye layıktı. Ailemizde ve çevremizde iletişimin kutsallık atfedilen hiyerarşiyle sürdüğü zamanlardı. Meramın her zaman sözle değil, bazen ima ile daha doğru ifade edildiği devirlerdi. 

    Geçim ve maişet değildi bu mesleği seçmemizde öncelikli sebep. Onurdu, itibardı, saygınlıktı, insanlarla birebir temasla kurulan iletişim diliydi. Çevrenin akil insanları, eşraf, esnaf ve yaşlılar daha çok dikkate alırdı bu mesleğin mensuplarını.  ”Kıyametin kopacağını görseniz dahi bir fidan dikin” kutlu sözünü fidan diken emektarlara dahil olma imtiyazı olarak algılardık. O fidanlar kök salsın diye canından geçen canan olmak bizi toplum içinde farklı ve üstün kılardı. O yıllarda devletin yasayla tahkim ettiği en önemli iki meslekten biri idi bu meslek ve bizler halk nezdinde genç cumhuriyeti meşrulaştıran kılcal temsilciler idik. Zaten yeryüzünü ve insanlığı ıslah için gönderilen kutlu insanların mesleği değil miydi? Hangi meslek kişiye; yeryüzünde iz bırakan, eseri olan, üretken olmuş insanların yetişmesindeki gururu ömrünce verebilir ki? Eserinden bütün insanlığın iyi ya da kötü sonuçlarıyla nasiplendiği, cenneti ve cehennemi yaşatan başka meslek var mıdır? Evvel emirde, başında ve sonunda muhatabı; ruhuyla, etiyle, kemiği ile insan olan ve mezuniyeti olmayan tek meslektir öğretmenlik. Biz böyle belledik mesleğimizi.

   Çocukken öğretmenlerimize korkuyla karışık sevgi duyardık. Birimizin başını okşasa, bir soru sorsa, bizden bir şey istese arkadaşlarımızın arasında seçilmişliğin o kısa ama gururlu coşkusunu yaşardık. Bu durum bütün arkadaşlarımız için geçerliydi. Birimiz bir etkinlikte şiir okusa, şarkı söylese veya folklor oynasa şehirde haber olurdu, mahallede parmakla gösterirlerdi. Eğer disiplin suçu sayılan bir şey yapmışsak veya bir dersten zayıf almışsak gözlerden kaybolmak, bir süreliğine ortalıktan yok olmak, kendimizi unutturmak isterdik, çünkü mahallenin ve şehrin başarısızlığımızı, suçumuzu bildiğine ve bize küstüğüne inanırdık. Yüzümüzün kızarmasının insani duygularımızın dışavurumu olduğunu bilmezdik. Beğenilmenin, takdir edilmenin, övülmenin, dayanılmaz çekim gücünün bir bakış, kısa bir cümle, kulağımızdan kalbimize akacak tonda bir ses olduğunu belki bilmezdik ama hissederdik.

      Rol modelimizdi ve birçoğumuzun rüyalarında gördüğü kâbusta bile sığındığı kişilerdi öğretmenlerimiz. Onlar her şeyi bilirlerdi ve biz inanırdık. Böyle ördük zihin dünyamızın zeminini.             Okulumuzda seçildik, şehrimizde seçildik, Anadolu’ya fener alayı olmak için yetiştirdiler bizi, yollara düştük. Tarumar edilen ve zemini engebeli bir coğrafya olan Anadolu’yu belki kâşanelere(²)çeviremedik ama virane gönüllere kâşane yapmak için mücadele ettik. Devletin kudreti arkamızdaydı, ama sığınağımız yaratılmışların en masumu çocukların yüreği idi. Sevdalıydık; bir çocuğun gülüşüne, yanağına dökülen incisine, ifadesine hâkim olan kaygıya dünyayı gözden çıkarırdık. Masumiyet kaidesi olan filizler; içlerinde bu coğrafyayı saçakları altına alacak çınarları saklardı inancımıza göre. Biri  “Hayatım dünyanın en kalabalık karakterlerinden oluşan ve kahramanları olan bir romandı” diyorsa bilin ki öğretmendir. 

     Zaman aktı, bizler sahneden çekildik. Bizi var sayan bir dünyayı geride bıraktık. Kimse kendini aldatmasın, hayat; bize küçükken anlatıldığı ve yaşandığı gibi akmıyor. Bu cümleyi ancak bu yaşa geldiğimizde kurabiliyoruz. Anadolu insanı halimizi tarif etmiş “O güzel insanlar o güzel atlara bindiler ve gittiler”. Minnettarlığımız yetiştirdiğimiz ve yetişecek olan süvarilere.

BAYRAMINIZ BAYRAM OLSUN.

24.10.2012

(¹)Bozkırdaki Çekirdek, Kemal Tahir (Köy Enstitülerini anlatır).

(²)Kaşane; Köşk, saray.

 

Haberler
MERHABA  
  [1]  
Aktif Forum Konuları
Başlık (!) Konuyu Açan Okunma
  İlhami Çiçek'in Diğer Yarısı Korkut 1351
  GÜLÜŞÜNÜZ SABIKALIDIR yolcu 1255
İstatistikler
Toplam Okunma: 156928
Toplam Üye: 33
Son üyemiz: Mehmetk
Online kişi: 5
Online üyeler:


Anket

Eklenmis Anket Yok!
  
www.mehmetlatifcicek.com
www.mehmetlatifcicek.com
www.temalar.com